Aşırı Düşünmeyi (Overthinking) Durdurmanın 5 Yolu

16 Temmuz 20267 dk okuma
Paylaş:
Aşırı Düşünmeyi (Overthinking) Durdurmanın 5 Yolu

Aynı düşünce başınızın içinde tur atıp duruyor; bir türlü kapanmayan sekmeler gibi. “Ya şöyle olsaydı, ya böyle deseydim, ya yarın kötü giderse?” Aşırı düşünmek (overthinking) bir kişilik kusuru değil, zihnin sizi korumaya çalışırken takılıp kaldığı bir döngüdür. İyi haber şu: bu döngü öğrenilmiş bir alışkanlıktır ve öğrenilen her şey gibi yeniden şekillendirilebilir.

Aşırı düşünmenin iki tanıdık yüzü vardır: geçmişi tekrar tekrar kurcalamak (ruminasyon) ve geleceği felaket senaryolarıyla doldurmak (kaygılı öngörü). İkisi de bize “sorunu çözüyorum” hissi verir; oysa çoğu zaman yaptığımız tek şey aynı endişeyi cilalayıp büyütmektir. Aşağıdaki beş yol, bu farkı gördükten sonra zihni yeniden şimdiye getirmenize yardımcı olur.

Önce küçük bir hatırlatma.

Düşünmeyi tamamen “durdurmak” hedef değil. Amaç, düşüncelerin sizi sürüklemesine izin vermek yerine hangisini elinize alacağınızı seçebilmek. Bu bir kas gibidir; her denemede biraz daha güçlenir.

1. Düşünceye bir zaman dilimi ayırın

Zihne “şimdi değil” demek onu daha da inatçı yapar. Bunun yerine kaygıya sınırlı bir randevu verin: günde 15 dakikalık bir “endişe saati”. Gün içinde bir endişe belirdiğinde onu bir kenara not edin ve “bunu 18:00'deki randevumda düşüneceğim” deyin. Araştırmalar, endişeyi belirli bir zamana ertelemenin gün boyu süren ruminasyonu belirgin şekilde azalttığını gösterir. Çoğu zaman randevu saati geldiğinde o endişelerin yarısı önemini yitirmiştir.

2. “Çözülebilir mi?” sorusunu sorun

Aşırı düşünmenin en yorucu yanı, çözülebilir problemlerle çözülemez belirsizlikleri aynı torbaya koymasıdır. Bir düşünce belirdiğinde kendinize tek bir soru sorun:

  • Şu an atabileceğim somut bir adım var mı? Varsa, onu bir yapılacaklar listesine yazın ve düşünmeyi eyleme çevirin.
  • Bu tamamen kontrolüm dışında mı? Öyleyse buradaki iş düşünmek değil, belirsizliğe tahammülü çalışmaktır.

Bu ayrım tek başına zihinsel yükün önemli bir kısmını hafifletir; çünkü enerjinizi nereye koyacağınızı netleştirir.

3. Düşünceyi bedenden geri çağırın

Aşırı düşünmek kafanın içinde yaşanır; oradan çıkmanın en hızlı yolu bedene dönmektir. 5-4-3-2-1 tekniği bunun için pratiktir: çevrenizde gördüğünüz beş şeyi, duyduğunuz dört sesi, dokunabileceğiniz üç nesneyi, aldığınız iki kokuyu ve bir tadı fark edin. Bu, dikkati zorla değil nazikçe şimdiki ana taşır. Kısa bir yürüyüş, elleri soğuk suyun altına tutmak ya da birkaç yavaş nefes de aynı işi görür: zihin bir senaryonun içindeyken beden onu “buraya” geri çeker.

Bir düşünce, ona inandığınız kadar gerçektir. Onu bir gerçek değil, bir zihinsel olay olarak izlemeyi öğrendikçe gücü azalır.

4. Düşünceyi kâğıda dökün

Kafanın içinde dönen düşünceler sınırsız ve şekilsizdir; kâğıda yazıldıklarında birden bir başı ve sonu olur. Birkaç dakika, aklınızdan geçenleri filtrelemeden yazın. Ardından yazdıklarınıza dışarıdan bir göz gibi bakın: “Bir arkadaşım bunu anlatsa ona ne derdim?” Genellikle kendimize gösterdiğimiz katılığı bir başkasına asla göstermeyiz. Bu, kendi düşüncelerinizle aranıza sağlıklı bir mesafe koymanın en basit yollarından biridir.

5. Yetersiz bilgiyle yaşamayı kabul edin

Aşırı düşünmenin gizli motoru çoğu zaman kesinlik arayışıdır: “Bütün ihtimalleri düşünürsem kötü sürprizi engellerim.” Oysa hiçbir düşünce miktarı geleceği garanti etmez. Belirsizliğe tahammülü büyütmek, aşırı düşünmenin panzehiridir. Küçük başlayın: küçük bir kararı fazla araştırmadan verin, bir mesajı defalarca kontrol etmeden gönderin. Her seferinde zihne “bilmeden de dayanabiliyorum” mesajını verirsiniz.

Bu yolları bir çırpıda değil, tek tek denemenizi öneririm. Birini seçin, birkaç gün uygulayın, size neyin iyi geldiğine bakın. Amaç zihni susturmak değil, onunla daha yumuşak bir ilişki kurmaktır.


Eğer aşırı düşünme uykunuzu, ilişkilerinizi ya da gündelik işlevinizi ciddi biçimde etkiliyorsa, bu tek başına taşımanız gereken bir yük değil. Bir uzmanla çalışmak, döngünün nereden beslendiğini görmenizi ve size özel araçlar geliştirmenizi kolaylaştırır. Zihniniz sizi korumaya çalışıyor; ona doğru araçları verdiğinizde sakinleşmeyi de öğrenebilir.

Bu yazı işinize yaradıysa paylaşın
Paylaş:

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Yazıda ele alınan konularla ilgili kişisel durumunuz için WhatsApp'tan yazabilir veya randevu oluşturabilirsiniz.